Son Dakika
14 Ağustos 2018 Salı

Kurultaydan Avrupalı Türk sosyal demokratlar çözüm bekliyor

03 Şubat 2018 Cumartesi, 14:49

CHP, ALMANYA’DA 2019’A  HAZIR MI?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 36. Olağan Kurultayı bugün başladı. ‘Adalet ve Cesaret’ temalı kurultayda, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 5. kez genel başkan adayı gösterilmesi ancak asıl büyük çekişmenin ise 60 üyeli Parti Meclis (PM) üyeliği seçiminde yaşanması bekleniyor.

2019’da yapılacak yerel, genel ve cumhurbaşkanlığı seçimine taşıyacak yönetimin belirleneceği kurultay devam ederken, Almanya örgütlenmelerinden söz etmemek olmaz.
Yapılanmaya 27 Ocak 2013 tarihinde  start verilen CHP’nin Almanya örgütlenmesi kapsamında üye sayısı  bugün 10 bini aşmış bulunuyor. Yeni kurulan bir örgütlenme adına hiç de küçümsenemeyecek bir rakam.
Sosyal demokrat, laik, aydınlanmacı, ilerici ve insan hakları sevdalısı insanların geniş desteğini alan CHP Almanya örgütlenmeleri, kurulduğu günden bu yana bir cumhurbaşkanlığı seçimi, iki genel seçim ve iki de referandum sürecinden geçti. Binlerce Almanyalı Türk seçmeni de seçimlerde harekete geçirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara ARENA spor salonunda toplanan 36. Kurultayda konuştu. Fotoğraf: Ziya Köseoğlu / CHP

Söz konusu 5 yıllık dönemde Almanya birliklerinde sayısız yönetici, parti gönüllüsü fedakârca ve hummalı bir çalışma içine girdi ve Türkiye’yi içinde bulunduğu karanlıktan el ele çıkarmanın yolunu bir kez de Avrupa’dan aradı.
Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüklerine yönelik ağır saldırılar, muhalif medyaya darbe, KHK’nın dev ihraçları, “Hayır” kampanyaları, mühürsüz referandum, Adalet Yürüyüşü gibi Türkiye’deki sıcak gelişmelere Almanya’daki eylemleri ile karşılık veren CHP mitingler, protestolar, yürüyüşler, ışık zincirleri gibi gösterilerle on binleri de harekete geçiren güç olmayı başardı. Birlikler, CHP milletvekillerinin de katılımıyla sayısız bilgilendirme toplantısı ve konferans düzenledi. Seçmenle temasını hep sıcak tuttu.
CHP, Almanya’daki sosyal demokrasinin evrensel değerlerine bağlı siyasi partilerle de işbirliği içinde olacağını bildiriyor. Almanya’da ırkçılıkla, İslamofobiyle, kadına şiddetle mücadele, eğitimde eşitlik, göçmen kadınlara eşit ücret ve haklar gibi konularda da parti çalışmalarını sürdürmekten söz ediyor örneğin. Ancak tüm bu vaatlerini ne derece yerine getiriyor?

CHP’nin 36. Olağan Kurultayı’nda İzmir Milletvekili Kılıçdaroğlu ile Yalova Milletvekili İnce, yeterli delege imzasıyla genel başkanlığa aday oldu. Fotoğraf: Ziya Köseoğlu / CHP

Yurt dışı temsilciliklerinde kayıtlı yaklaşık 3 milyona yakın Türk seçmen yer alıyor. Avrupa ülkeleri arasında en fazla Türk seçmenin bulunduğu ülke ise Federal Almanya. Almanya’da 1 milyon 430 bin 126 Türk kökenli seçmen var.  CHP gerçekten Almanya’da tabanı arkasına almayı başarabilmiş mi?
Öyle olmadığını 7 Haziran seçimlerinde gördük. CHP, yurtdışında yüzde 17’lik oy oranına ulaşarak AKP ve HDP’den sonra ancak üçüncü parti olabildi. Anayasa Referandumu’nda Almanya’daki sandıklardan tüm bu koşturmacaya rağmen yüzde 63’lük bir “Evet“ karşısında adeta ezildi.

Yurtdışındaki Türkiyeli seçmenlerin, Türkiye’de muhafazakâr partilere oy verirken Almanya’da ise göçmen haklarını savunan, Türkiye’nin AB ilişkilerinde yapıcı rol üstlenen Birlik’90/Yeşiller, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Sol Parti gibi sol partileri tercih ediyorlar. Görünen o ki, aynı seçmen Almanya’daki göçmen sorunlarını yeterince sahiplenemeyen, çözüm üretemeyen, Alman siyasilerin muhatabı olarak gerektiği şekilde karşılık bulamayan  sosyal demokrat CHP’ye  sandıkta da oy vermiyor.
Bu da Avrupa’daki Türk seçmeni kazanmanın yolunun, onların sorunlarına sahip çıkmaktan geçtiğini apaçık gözler önüne seriyor.

CHP’nin Almanya örgütlenmelerinde başarıya çok daha hızlı ulaşmasını sağlayacak bir diğer kanal bu işin çilesini çekmiş, 40 yıllık geçmişi ile örgütlenmede ustalaşmış, asıl tabanını oluşturan, ciddi sayıda Türk sosyal demokratı bünyesinde barındıran Sosyal Demokrat Halk Dernekleri Federasyonu (HDF). CHP’nin Almanya’da temel atarken, HDF’den yararlanmamış ve dayanışma yolunu seçmemiş olması da son derece düşündürücü. CHP’nin Almanya ile ilişkilerinde uzun yıllardan bu yana sıkı bir bağ içinde bulunduğu HDF’ye sırt çevirerek, sil baştan örgütlenme içine girmesinin nedenlerini ise iyi araştırmak gerekiyor.
Haberi hazırlarken CHP tabanı ile dirsek temasından elbette çok yararlandım. Diğer taraftan Türk kökenli siyasetçiler Federal Meclisi Birlik’90 / Yeşiller Partisi eski Milletvekilli Memet Kılıç, Avrupa Parlamentosu SPD Milletvekili İsmail Ertuğ, Berlin Eyalet Meclisi Sol Parti Milletvekili Hakan Taş ile sivil toplum örgütlerinden HDF Genel Başkanı Necip Şahin ve Almanya Türk Toplumu (TGD) Eş Başkanı Atila Karabörklü’nün görüşleri ve tespitleri de haberde etkili oldu.
CHP ALMANYA’DA NERELERDE PATİNAJ YAPIYOR?
Peki, CHP’nin Almanya’daki tabanı neler söyledi, parti nerelerde tıkanıyor, sistem nerede patinaj yapıyor, endişeler neler, şimdi onlara bakalım:
Almanya’da eyaletler düzeyinde birliklerden oluşan Chp örgütlenmesinin  Ankara merkezli ekip tarafından yönetilmesi eleştirilerin başında geliyor.
Dernek statüsündeki ve gönüllüler tarafından yürütülen Chp örgütlerindeki dağınık yapılanma ve Almanya’da federasyonlaşamayan Chp’nin 2019 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’nde ciddi bir çöküş ve sarsıntı geçirmesinden endişe ediliyor.
“HER BÖLGEDE  FARKLI TÜZÜK, CHP KONGRELERİNİ SAVAŞ ALANINA ÇEVİRİYOR“
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yurtdışı örgütlenmeleri, neredeyse baştan bu yana  özellikle de Almanya ve İngiltere’de güç kavgaları ve usulsüzlükler ile gündeme gelmeye devam ediyor. Almanya’daki birkaç birlik dışında çok sayıda birliğin yönetimleri hakkında usulsüzlük nedeniyle dava açılmış durumda.
Kongrelerin  antidemokratik, tehditkâr ve baskıcı bir atmosferde usulsüzlüklerle geçtiği iddialar arasında yer alıyor.
Her Eyalet Birliği’nin farklı tüzüğe sahip olması, CHP’nin Almanya’da birlikler arasında uyum içinde çalışmasını engelliyor. Kongrelere gölge düşmesine yol açıyor.
Genel anlamıyla CHP’nin Almanya örgütlenmesiyle ilgili sıkıntılar böyle. Talepleri ise şöyle sıralıyorlar:
İYİLEŞTİRİLMESİ YÖNÜNDE TAVSİYE VE TALEPLER
1- Avrupa siyasetine, gündemine ve en az bir Avrupa diline gerçekten hâkim Birlik Başkanlarının ve elbette Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılarının göreve gelmesi: Avrupa’yı yakından tanıyan, Avrupa’daki Türk toplumunun nabzını sağlıklı tutabilen, Avrupa’daki siyasi ve sosyal gelişmeleri yakından takip edebilen, gündeme hakim ve Almanca bilen isimlerin yurtdışı örgütlenmelerinde söz sahibi olması talebi tabandan yükselen sesler arasında yer alıyor.
2- Parti İçi Eğitim
3- Tüzükte standartlaşma
“FEDERASYON İSTEĞİ“
4 – Federasyonlaşma
5 – Alman siyasi partileri ve hükümeti nezdinde işbirliği yapabilecek ve projeler üretecek çekirdek ekibin oluşturulması ve söz konusu heyetin Alman Hükümet temsilcilerinin muhatabı olarak işlev görmesi
6 – Türk ve Alman medyası ile sıkı ve yakın ilişki kurulması
7 – Sadece eyaletler bazında değil, kentler düzeyinde de Chp’nin Birliklere bağlı olarak hızla dernekleşmesi
8 – Türkiye’deki siyasi gelişmeleri aktaran ve seçim dönemleriyle ilgili detaylı bilgilendirmede bulunan milletvekillerinin her ay düzenli olarak Avrupa’da konferanslara ve panellere katılması, vatandaşla buluşması.
9- CHP’nin Türk sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra Alman kamuoyu ile de yakın diyalog içinde olması.

10 – Avrupa’daki göçmenlerin haklarına yönelik siyaset geliştirmesi, çözüm üretmesi
11 – Avrupa Konseyi’ne Türkiye’deki hak ve hukuk mücadelesindeki son durumu rapor eden bir belge teslim etmesi
12- Almanya’da tam 40 yıldan bu yana Türkiye kökenli göçmenlere refakat eden Türk sosyal demokratların kurduğu Sosyal Demokrat Halk Dernekleri Federasyonu (HDF) ile yakın temasta bulunması, işbirlikleri geliştirmesi.
“PARTİ MECLİSİ’NDE DAHA FAZLA AVRUPALI TÜRK ÜYE“
13 – Alman parlamentosuna yönelik etkili bir yapılanma, diplomasi ekibi oluşturması
14 – TBMM’ye Almanya’dan milletvekili gönderilmesi
15 – PM’de Avrupalı Türklerin sayısının yükseltilmesi
16 – Almanya’da federal, eyalet ve yerel seçimlerde sol partiler Yeşiller, Sol Parti ve SPD ile güçlü işbirliği, buna karşılık Türkiye’deki seçimlerde de adı geçen partilerle Türk seçmene yönelik işbirliği ve dayanışma içine girilmesi
Tabanın şikayetleri, tespitleri ve talepleri bunlar.
Bununla birlikte Almanya’daki Türk toplumunu temsil eden  sivil hareket ve Türk sosyal demokratları örgütleyen kuruluşlar, Alman siyasetinin etkili Türk kökenli siyasetçileri CHP Almanya örgütlenmelerini nasıl algılıyor?
İşte öne çıkan tespit ve yorumlar:
“AVRUPA’DAKİ SİYASİ PARTİLER, MEDYA VE KAMUOYU İLE SIKI DİYALOG ŞART“
Federal Meclis Birlik’90 / Yeşiller E. Milletvekili ve Hukukçu Memet Kılıç:
“CHP’nin Almanya örgütlenmelerinde gayretle çalışan arkadaşlar var elbette. Ellerinden geleni yapıyorlar. Buna rağmen Almanya’daki örgütlenmesini sağlamlaştırması ve Federal düzeyde söz söylemesi gerekiyor. CHP’nin de yurtdışı bağını gözden geçirmesi gerekiyor. Yurtdışını daha önemseyen bir çalışma yapması şart. Türkiye’de birkaç milletvekilinin yer aldığı ekip buraya bakmalı, Parti Meclisi’nde daha çok Avrupalı Türk sosyal demokrat olmalı. CHP’nin Avrupa’daki sivil kuruluşlarla, siyasi partilerle ilişkilerini geliştirmesi, daha sıkı diyaloğa geçmesi gerekiyor.
Türkiye’deki gündemi kendi aralarında tartışmaları sürekli sürdürmeleri buradaki göçmenler için çok da fazla birşey ifade etmez. Avrupa kamuoyu ile, medyayla sağlıklı bağ kurabilmeli. Göçmenlerin sorunlarını iyi analiz etmeli.   CHP Avrupa’daki göçmenlerin sorunlarını ne derece biliyor, bunu gösteren bir rapor hazırlayıp Avrupa Konseyi’ne sunabilmeli mesela.

Türkiye gündemindeki kısır döngüye  kapılmış bir CHP açıkçası Avrupa’daki Türkleri peşinden sürüklemekte zorlanır. Avrupa’daki gündemi kendisi belirleyen bir yapısı olması gerekiyor. Mali açıdan da CHP Avrupa örgütlenmelerine yatırım yapmayı bilmeli.
Bana kalırsa bu haliyle CHP Almanya örgütlenmeleri,  Avrupalı Türk’ün nabzını tutmayı başaramadı. Zaten CHP’nin Avrupa birlikleri de kendi aralarında birbirlerine girmiş vaziyette. Birbiriyle uğraşmaktan, politika üretmez halde. Acilen Alman parlamentosunu etkileyen bir yapılanma içine girebilmelidir, Avrupa’da etkili bir diplomasi ekibi kurabilmelidir.  Bu şekilde giderse 2019 seçimlerinde referandumdan da kötü sonuçlar alabilir.“
“TÜM TÜRK SOSYAL DEMOKRATLARIN BİRLİĞİNE GİDİLMELİ“
Sosyal Demokrat Halk Dernekleri Federasyonu (HDF) Genel Başkanı Necip Şahin:
“Almanya’daki Türk sosyal demokratların bünyesinde örgütlendiği Federasyonumuz 40 yıllık bir örgüt. Benden önceki dönemde de CHP’yi yoldaş parti seçmiştik, ideolojik destek veriyorduk. Buradan Almanyalı Türk’e CHP için oy çağrısında bulunuyorduk. Hatta yurtdışında oy kullanma hakkı yokken bile bu hakkın savunucusu olduk, bu hakkı talep ettik. Ta ki yurt dışı örgütlenmelerinin önü açılana kadar işbirliğimiz sıkı bir şekilde  devam ediyordu. Ne zaman ki Almanya örgütlenmelerine start verdiler, bir anda başka tarafa doğru kaydılar. İdeolojik olarak kendilerine yakın tarafla yürümek yerine, başka bir kesim yaratmak istediler.
Oysa siyaset insanlarla yapılır. Bu da sosyal demokrat tabandır. CHP Almanya’da kendisi  için yeni bir taban oluşturana kadar nesiller geçmesi lazım. Biz buradaki çalışmaları yurttaşlarımızın kazanımı için ve CHP’nin kazanması için yaptık. Almanya’da da SPD’yi destekliyoruz. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve bazı isimleri ayrı tutarak konuşuyorum. Ne yazık ki örgütlenmeden sorumlu isim ve ekibi CHP’yi bizden ayrı tutarak, yapay bir örgüt oluşturmaya çalıştılar. Ama olmuyor işte, maya tutmuyor. CHP Mustafa Kemal’in kurduğu siyasi örgüt ve devleti kurdu. Orası kimsenin malı değil. Atatürk Cumhurbaşkanlığını bıraktığımda da sade bir üye olarak devam edeceğim, demişti. Yani CHP elbette örgütensin, bizi güçlendirir. Ancak bizi dışlamasın.

Bize rağmen, bizi dışlayarak yurt dışından oy almaya çalışması doğru birşey değil. Sosyal demokrasi evrenseldir. Uluslararası ideolojik dayanışmadır. Bunu örgütlenmeden sorumlu arkadaşlarımız hala kavrayamamış durumda. Bu nedenle yurt dışında tutunamıyorlar. Yapay ideolojik yapılanmalar başarı getirmez. Sayın Kılıçdaroğlu’na durumu bildiren bir mektup yazdım. Umuyoruz ki tüm bu dışlama bilgisi dışında olmuş olsun. Elimizden gelen her türlü çabayı verdik vermeye de devam ediyoruz. Bu mektuba rağmen birşey yapılmazsa biz kaybetmeyiz ama chp yoldaşlarına ihanet etmiş olur. Burada Birlikler içinde çalışan  arkadaşları, örgütlenme içinde olan arkadaşları elbette dışında tutuyorum. Ancak Ankara merkezi HDF’yi dışlayarak hiçbir yere varamaz. Tabanı dışlarsan arafta kalırsın. Sadece referandumda CHP BW Birlik’in eski  Başkanı Kazım Kaya aradı ve işbirliği çağrında bulundu. Oysa CHP’nin en eski üyesiyim Almanya’da. Referandumda hergün 10  -12 kişi 6 hafta boyunca stand kurarak chp’ye oy kullanmaları için çalıştık. Almanya genelinde bildirilerle desteledik, Münih’te ise bizzat eylemlerle çalıştık. Spd’de kadirbilirlik var en azından, daha çok destek görüyorsun.
Almanya’daki CHP örgütlerinin Federasyon çatısı altına alınması gerekiyor. CHP Almanya’nın bir lideri olması gerekiyor. Almanca bilen, Almanya gündemine hâkim, Alman siyasetçilerle iletişim kurabilen bir başkanın yönetiminde tabana ulaşması mümkün. Ankara merkezli anlayış, birlikleri önünde sonunda duvara çarptıracaktır.“
“GÖÇMEN SORUNLARINI BİLEN KADROLAR KURULMALI“
Almanya Türk Toplumu (TGD) Eş Başkanı Atila Karabörklü:
“Türkiye merkezli partilerin Avrupa’da örgütlenmeleri, yan kuruluşlar oluşturmaları bence Avrupa’da yaşayan Türk toplumun yapısına büyük zarar vermektedir. Buradaki insanımızın partizan yapısını ortaya çıkarıyor. Buradaki hak arayışı, sorunların çözümü önünde büyük engel teşkil ediyor. İnsanların burada eğitim, işsizlik, dışlanma, ırkçılık, sosyal ve kültürel problemleri var. Türkiye merkezli parti çalışmaları Almanya’daki göçmenlerin buranın gündemindeki sorunlarından uzaklaşmasına yol açıyor.  Bir yabancılaşma sürecine sokuluyor. Ne yazık ki her iki yerde de çözüm üretme noktasında yol alınamıyor. Elbette  son yıllarda yurtdışındakilere seçim hakkı verilmesi büyük kazanımdır. Ancak Almanya sokaklarınına seçim faaliyetlerinin yansıması, seçim bölgesi gibi şehir mitinglerine sahne olması  ortak yaşamı baltalayan bir noktaya dönüştü. Hollanda, Almanya, Belçika’da tepkiler ortaya çıktı. Türklerin yaşadığı bu ülkelerde kamu oyundaki algı Türklerin alehine gelişti. Türk toplumunu mağdur etti.

Çıkarlarının önüne kesti. Irkçı ve İslamofobik yapıları güçlendirdi.  Bunun altında halkımız eziliyor. İnsanları buradaki hayatın merkezinden koparıyor. Ayrıca Avrupalı Türkler, buradaki partilerde angaje olabilecekken Türkiye partilerine de kaymaya yol açıyor. Reel sorunlara çözüm üretilemiyor. Buradaki siyasete sahip çıkmazsanız, buradaki muhafazakârlara meydanı kaptırırsınız. Bununla birlikte CHP vaatlerini yerine getirmiyor, buradaki insanın sorunlarına eğilmiyor. Türkiye merkezli çalışan örgütlerin doğasında oranın sorunları birinci planda oluyor. Ayrışmayı çoğaltıyor. Türk siyasi partilerinin Avrupa’da örgütlenmeleri ile hem Türk hem de Alman toplumunun huzurunun kaçtığını söyleyebiliriz.
Başta CHP olmak üzere diğer Türk siyasi paritlerinin Avrupa örgütlenmeleri madem buradalar o zaman Avrupa’daki Türklerin konularını ciddiye alarak, daha çağdaş, reel konulara duyarlı politikalar geliştirmeliler. Çözümü Avrupalı Türklerin bulunduğu bölgelerde üretmesine yönelik hedefler koymaları gerekiyor. CHP’nin buradaki sorunları bilen anlayan kadrolarla yoluna devam etmesini diliyorum.”
“YIPRANMAMIŞ İSİMLER TERCİH EDİLMELİ“
Berlin Eyalet Meclisi Sol Parti Milletvekili Hakan Taş: 
“Sosyal demokrasiyi bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Partilerin durumuna baktığımızda sosyal demokratların Türkiye’de de, Avrupa’da da hükümet kurma azmi içinde olamadıklarını görmüyoruz. Sosyal demokratlar hem Avrupa’da hem de Türkiye’de muhalefete adaylar, kan kaybediyorlar. Örneğin Almanya’da yeniden seçim olsa anketlere göre SPD’nin oylarının  yüzde 17’ye düştüğünü görüyoruz. Türkiye’de de CHP iktidara oynayan bir parti olmaktan uzaklaştı. Avrupa’daki Türkiye kökenli seçmenlere ulaşabilmek için yoğun çalışmalar yaptıklarını görüyoruz elbette.Ancak durumun Avrupa’da da çok farklı olmadığını görüyoruz. CHP, Avrupa’da kendi içindeki sorunları halledemeyen bir oluşum içerisinde. Birlikleri birbirleriyle uğraşmaktan buradaki sorunlarına odaklanamadılar.

CHP’nin Avrupa’da yıpranmamış isimleri ön plana çıkarması gerektiğini, sosyal demokrasiye kan kazandırabilecek kişileri öne geçirmesi gerekiyor. Türkiye’de de yeniden yapılanması ve değişim geçirmesi gerekiyor. Herşeyden önce sosyal demokrasi ilkesine sahip, her insanın eşit haklara sahip olduğu inancını savunmayı başarabilen bir lidere ihtiyaç var. Avrupa’daki Türkiyeli toplumun sorunlarını ise Türkiye partilerinin dış temsilciliklerinin sahiplenmesi ne derece mümkün, bilemiyorum. Daha çok buradaki seçmeni çekmek için kurulmuşlar.Avrupa’da yaşayan Türkler elbette Türkiye’de de olup bitenle, oradaki siyasi gelişmeleri takip etmekle ilgililer. Ancak göçmen sorunlarını buranın partileri çözer.“
“AVRUPA PARLAMENTOSU’NDA SPD – CHP DAHA SIKI DİYALOĞA GİRMELİ“
Avrupa Parlamentosu SPD Milletvekili İsmail Ertuğ:
Avrupa’da CHP’nin dışında, CHP’ye yakın teşkilatlar olduğunu da görüyoruz. Ancak bu teşkilatların anlaşamadıklarını ve farklı kuruluşlara bölündüklerini görüyoruz. Aslında hepsinin aynı çatı altında toplanması gerekiyor. Birlik yöneticilerinin Avrupa gündemine hakim, dil bilen yetkin isimler olması ise CHP’nin yararınadır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Almanya’daki son ziyaretinde  sosyal demokrat partilere oy verilmesini tavsiye etti. Aynısı bizim için de geçerli. Avrupa Parlamentosu’nda CHP’li siyasetçilerle ilişkimiz iyi. Çok daha iyi olabilir. Kemal Kılıçdaroğlu’nu aramızda daha çok görmek isteriz.

AP’deki sosyal demokrat grup olarak CHP milletvekillerini daimi gözlemci olarak aramıza katmak sitiyoruz. Bunun için uzun yıllardan mücadele verenlerden biri de benim. Ailem Türk asıllı. Dolayısıyla CHP’ye ayrıca bir yakınlık var. Her türlü desteği vermeye hazırız. SPD – CHP arasındaki sıkı diyalog hem Avrupa’daki Türk toplumunun hem Avrupa toplumunun hem de Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda büyük önem taşımaktadır
Hafta sonunda “adalet ve cesaret” sloganıyla 36. Olağan Kurultayı’nı gerçekleştirecek olan CHP’nin Parti Meclisi’ne Almanya’dan en az 2 ismin girmesine ise kesin gözüyle bakılıyor. CHP yurtdışındaki vatandaşlarımızın, her 300 bin seçmene 1 vekil düşecek şekilde yaklaşık 10 milletvekili tarafından temsil edilmesini vaat ediyor.

CHP’nin kurultayın hemen ardından Avrupa’daki tabanının sesine kulak vermesini temenni ediyor, yeni kadroların Türkiye’ye uğurlu olmasını diliyorum.
Yeni Posta – Işın Toymaz – 03.02.2018 – 13:31

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir