Son Dakika
19 Ocak 2019 Cumartesi

Hem çizgi, hem de sözle yaşayan portreler

17 Eylül 2018 Pazartesi, 02:15

Erdoğan Karayel’in „Çizgilerde Yaşayan Portreler“ karikatür sergisi Schneidertempel Sanat Merkezi’nde açıldı.

Ali YILDIRIM / Berlin

Çalışmalarını Almanya’da ve Türkiye’de sürdüren uluslararası üne sahip karikatür ve grafik sanatçısı Erdoğan Karayel,
19. yüzyılda Galata’da kurulan sinegoglardan biri olan Schneidertempel
Sanat Merkezi’nde „Çizgilerde Yaşayan Portreler“ adını verdiği karikatür sergisini açtı.
İz bırakarak aramızdan ayrılan sanat insanı, yazar, gazeteci,
siyasetçiler ile demokrasi adına yaşamlarını kaybeden sembol kişilerin
portrelerinden oluşuyor bu karikatür sergisi. Sergide başta Mustafa
Kemal Atatürk, Uğur Mumcu ve Aziz Nesin olmak üzere elli portre yer
alıyor. Serginin afişinde büyük portre olarak Oğuz Aral hemen göze çarpıyor.

„ÜZERİMDE EMEĞİ BÜYÜKTÜR OĞUZ ARAL’IN

„Karikatür dünyasına Oğuz Aral kazandırdı beni. O nedenle serginin
afişinde büyük portre olarak Oğuz Aral’ı kullandım. Üzerimde emeği
büyüktür ustanın, ama ben Çarşaf dergisinde çizmeyi tercih ettim.“ Diye
açıklamada bulunan Erdoğan Karayel, bunun nedenini de şöyle açıklıyor:
„Çizgide özgürlüğü benimsediğim için. Eğer Gırgır’ı tercih etseydim,
birbirine benzeyen prototiplerden birine de ben sahip olacaktım. Oysa
ben, çizgide farklılığı ve özgürlüğü seviyorum. Çarşaf dergisindeki
ustalardan bu yönde oldukça destek aldım diyebilirim. Bu farklılığı
sadece portrelerde değil, karikatürlerde de kullanmaya çalışıyorum.
Espri ve kurguya göre değişik çizgi ve teknikler tercih ediyorum“

ÜNLÜ KARİKATÜRİSTLER DE AÇILIŞTAYDI

Galata Kulesi’nin alt sokağında bulunan Schneidertempel Sanat
Merkezi’nde yapılan sergi açılışına yaklaşık 200 kişi katıldı.
Davetliler arasında kimler yoktu ki? Karikatürün duayeni Tan Oral, İzel
Rozental, Sözcü gazetesi çizerleri Ergin Asyalı ve Hicabi Demirci,
Çarşaf dergisinin unutulmaz usta fırçası Öznur Kalender, ünlü Karabala
Efsanesi çizeri Hikmet Yamansavaşçılar, illüstratör Necati Ateş, Necmi
Yalçın, Milliyet gazetesiyle özdeşleşmiş çizeri Ercan Akyol, Köksal ve
Nuray Çiftçi, Muammer Olcay, Coşkun Göle, Hasan Sevinç, Muammer Barutçu,
Kaan Saatçi, Almanyalı genç çizer Emek Gülcan Kutlu ve daha birçok
meslektaşı sergi açılışında Karayel’i yalnız bırakmadı.

NURİYE GÜLMEN DE DESTEK VERDİ

Gecenin sürpriz konuğu ise, Yüksel direnişinin sembol ismi Nuriye
Gülmen oldu. Son gözaltı süresinde gördüğü işkence sonucu ayağında
oluşan sorundan kaynaklı kullandığı koltuk değneği ile direnişi
destekleyen çizerlerin başında gelen Karayel’in bu mutlu gününde o da
yanında yer aldı. Yüksel Direnişi’nin daha geniş kitlelere yayılması
için sosyal medya üzerinden yayın yapacak „YÜKSEL TV“ için Karayel ile
birlikte bir „Logo Yarışması“ düzenleneceği açıklandı o gece.

Sağmalcılar Lisesi’nde okuduğu sırada Erdoğan Karayel’in Türkçe
Öğretmeni olan eski TÖB-DER İstanbul Şube Başkası Tahsin Çayır ve
öğretmen eşi Emine Çayır’ın kızının sergiye bir kutu çikolata ve anlamlı
bir notla gelmiş olmasının Karayel’i çok duygulandırdığı dikkatli
gözlerden kaçmadı.

PORTRELER HEM ÇİZGİ, HEM DE SÖZLERLE YAŞIYOR

Sergi açılışında konuklarıyla tek tek ilgilenen Karayel, sergide yer
alan çalışmalarıyla ilgili yaptığı kısa konuşmasına, portrelerinin en
büyük özelliğinin, değişik bir teknik ve üslupla çizilmiş olduklarını
vurgulayarak başladı. Bu farklılığı bir zenginlik olarak gören sanatçı,
kişilerin yaşam felsefesi ve verdiği mücadelenin de tekniği ve üslubu
belirlediği görüşünde. Çizgide çeşitliliği bir zenginlik olarak
gördüğünü ifade eden Karayel, özetle şöyle konuştu:
„Sergide yer alan 50 portre, sosyal medyada paylaştığım çalışmalarımdan
oluşuyor. Çalışmalarımın çok kısa sürede sanal ortamda binlerce kişiyle
buluşması ve tıklanması bendeki çizme dürtüsünü olumlu yönde etkiliyor
ve hatta tetikliyor. O nedenle sosyal medyayı üretkenliğimin bir nedeni
olarak görüyorum. Mesleğim grafikerlik olduğundan dolayı da sürekli
bilgisayar önündeyim. Evdeki çalışma ortamım bazılarına göre çıldırtıcı
gelebilir. Aynı anda laptopta sosyal medyayı takip ederken, macintoshta
grafik işlerimi sürdürüyor, bir yandan da televizyonda haber kanallarını
izliyorum. Böyle bir gündelik yaşamda haliyle dünyada ve Türkiye’de de
ne olup bittiğini görebilme ve anında değerlendirebilme olanağına sahip
oluyorum.
Bu sergideki çalışmaların çoğu, bir sanat insanının veya
siyasetçi-yazar-gazetecinin kaybını televizyon ekranlarında geçen alt
yazı sayesinde öğrenmemle gerçekleşti diyebilirim.
Sergimdeki portreler aynı zamanda konuşuyor da. Her portrenin üzerinde
bir konuşma balonu ve içinde kişinin kendi sözleri yer alıyor. Yaşamın
tümünü bir konuşma balonunun içine sığdırmak zor elbette ama kişinin en
çarpıcı ve akılda kalan sözlerini seçmeye çalıştım. Böylelikle portreler
hem çizgilerle, hem de sözlerle yaşıyorlar.“

KARL MARX’DAN YAŞAR KEMAL’E 50 PORTRE

Mustafa Kemal Atatürk, Oğuz Aral, Levent Kırca, Robin Gibb, Abidin
Dino, Aydın Boysan, Leonord Nimoy, Nazım Hikmet, Ahmet Kaya, Berkin
Elvan, Aziz Nesin, Can Yücel, Münir Özkul, Cem Karaca, Gabriel Garcia
Marquez, Deniz Gezmiş, Che Guevara, Galip Tekin, Barış Manço, Müslüm
Gürsek, Karl Marx, Yaşar Kemal, Necati Abacı, Mahir Çayan, Tuncel
Kurtiz, Zeki Alasya, Tarık Akan, Prof. Mustafa Aslıer, Robin Williams,
Kazım Koyuncu, Leonard Cohen, Aşık Veysel, Hrant Dink, Marilyn Monroe,
Ruhi Su, Rıfat Ilgaz, Yılmaz Güney, Frida Kahlo, Ferruh Doğan, V. I.
Lenin, Mustafa Bora, Ali İsmail Korkmaz, B. B. King, Uğur Mumcu,
Kayahan, Bob Marley, Charles Bukowski, Amy Winehouse, Sabahattin Ali ve
Süleyman Demirel ile ilgili Karayel’in eserlerini ve konuşma
balonlarının içinde bu kişilerin hangi sözlerinin yer aldığını görmek
isteyenler „Çizgilerde Yaşayan Portreler“ Karikatür Sergisini, 30 Eylül
2018 tarihine kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde (Bankalar Cad.
Felek Sokak No:1 Karaköy/İstanbul) gezebilirler.

Toplumsal: 11.09.2018 – 08:22

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir