Son Dakika
22 Ekim 2018 Pazartesi

Emperyalistler Türkiye’de ne yapmak istiyor

20 Mayıs 2018 Pazar, 18:56

Bugün ülkemizde yaşananlara 100 yıllık bir tecrübe ile şu soruyu sorarak bakmak lazım: Emperyalistler Türkiye’de bugün ne yapmak istiyor?

100 yıldır değişmeyen tek hedefleri var: Mustafa Kemal Atatürk’ün  bütünlüğünü sağladığı Türk milletinin kurduğu ulus devleti, devletin temellerini, onun maddi manevi mirasını, ordu dahil, yıkmak, parçalamak ve dağıtmak… Yok etmek havaya savurmak. Emperyalistler Mustafa Kemal Türkiyesi’nden 100 yılın intikamını alıp mazlum milletlere bir kez daha boyun eğdirmek, onları esir etmek, ülkelerini sömürge, halkını köle yapmak istiyorlar…

“SİZ MÜSLAMAN DEĞİLSİNİZ” TERANELERİ…

Türkiye’nin doğusundaki ülkelerde yaşadım ve gezdim. Arap ülkelerini, Kuzey Afrika ve sömürge Afrika’yı gördüm. Tam 100 yıl İngiliz sömürgesi olmuş Yeni Zelanda’yı ve Güney Amerika ülkelerini dolaştım.

İran’a, Şah döneminde gidince Atatürk’ün neler kazandırdığını, ne yapmaya çalıştığını kavradım. Bize okullarda öğretilmeyeni hayatta yaşayarak, okuyarak ve konuşarak öğrendim. Doğuya gittikçe Türkiye bir Batı ülkesi, Batı medeniyetini özümsemiş bir ülkeydi. Burada aydınımsıların ve devşirilmiş okumuşların beğenmediği Türkiye müthiş bir güçle donatılmıştı. Aşağılanan, propagandası yapılan her şey “milli kimlik”, Türkçülük, Atatürk liderliğinin parlayan yıldızıydı. O nedenle Fas’ta veya Meşhed’te “Ben Türküm” dediğimde “siz Müslüman değilsiniz, Atatürk yüzünden…” diye başlayan teraneler dinledim. Neden olarak da açık başımı, kollarımı gösteriyorlardı!

İngiliz parasıyla kurulan hilafet ordusu, İngiliz altınıyla ayağa kaldırılan Tunceli Kürt aşiretleri, isyanları, Şeyh Said isyanı ve daha birçok emperyalist parasıyla yapılan eylemler hayat bulamadı.

Mustafa Kemal Atatürk; Batı, muasır medeniyet, ilim ve fen yolunda kurumsallaşan orduyu, üniversiteleri, fakülteleri kurdu. Türkiye’nin temelinin sağlamlığı “muasır medeniyet” dediği akla, bilime, sanata yatırımdı. Devletin bursla yolladığı harika çocuklar hala dünyada piyano çalıyor, keman resitalleri veriyor. Almanya’da mühendislik eğitimleri, kaçan bilim adamlarına kucak açan üniversitelerle Batı ile eşit kurumsallaşma sağlanıyor. İnsan kaynakları bol ve zengin Türkiye onları eğitiyor. Köy enstitüleri kapatılsa da siyasette partiler ve liderleri hep köyden gelip eğitim görmüş. Çobanlıktan şehre gelmiş ve devlet burslarıyla Amerika’da Avrupa’da okutulmuş insanlardı. Sonra köyün yerini varoşlar aldı. Oradan gelen köy kökenli ailelerin çocukları siyasette demirbaş oldu.

SON ÇARE MİLLİ OLMAYAN BURJUVAZİYİ BULDULAR…

Atatürk sağlam temelleri fabrikalarla, demiryollarıyla ve millileştirme yöntemiyle kurdu.

Emperyalistler para ve propaganda desteğiyle besledikleri PKK’yı 30 yıl önce devreye soktu. Dünyada tüm emperyalistlerin desteklediği bir tane daha terör örgütü yok. O örgütün partisi yok. İspanya örneğin hemen kapattı. Avrupa PKK’ya yataklık yaptığı gibi bir devlet tarihi oluşturmak için çalıştı. Nedeni Atatürk’ün engellediği Kürt devletini kurma projesi.

Atatürk’ün kurduğu Türkiye’yi ne yapsalar yıkamayan emperyalistler son çare dincileri, siyaseti, kimliksiz aydınları ve para babası olup milli olamayan burjuvaziyi buldu.

Atatürk’ün kurduğu modern orduyu dağıtmak ilk hedefleri oldu. Milli devletin vazgeçilmezi yani… En iyi yetişmiş komutan, asker ve insan malzemesi har vurulup harman savruldu.

GATA gibi dünyada parmakla gösterilen askeri hastane ve oradaki birikim, insan gücü yok edildi. Dağıtıldı. Adı Osmanlı’ya gönderme, emperyalistlerin en sevdiği sultanın adı kondu!

Atatürk’ün kurduğu 100 yıl sonra çok doğru bir yatırım ve milli strateji olduğu kesinlik kazanan şeker fabrikaları satılarak tarumar edildi.

Şeker fabrikaları bir yaşam tarzı, eğitim merkezleriydi. Ev mimarileri, sosyal alanları ve ağaçlıklı, doğa korumacı çevreleriyle bugün örnek gösterilen nadide merkezler…

TÜRKİYE’DE İNSAN KALİTESİ, EMPERYALİSTLERİN HEDEFİ OLDU

Dünyada birçok konuda önde isimler yetiştiren Türkiye hiç de propaganda yapıldığı gibi “Asyalı, geri” değil. Değildi. Tam tersine sömürgeci olmadığı halde, az kaynakla modern bir devlet inşa etmişti. Modern bilim adamı, insanı yetiştiriyordu. Kadınların yeri istatistiklerde görüleceği üzere Batı ile karşılaştırınca üstün niteliklere sahipti. Örneğin Avrupa’da olmayan sayıda hukukta her kademede kadın hukukçuya sahiptik. ABD ile eşdeğerde %1 CEO’ya sahiptik.

Kadın ölümleri neden son 16 yılda arttı?

Kadınların kazandığı haklar en çok emperyalistleri rahatsız ediyordu. Bu kadın kitlesi direniyordu. O nedenle kadınlar hedefe oturtuldu. Humeyni hayranlığı yayınlaştırılırken varoşlarda kadınlar politize edildi. Daha önce solun kalesi olan varoşlar siyasal İslamcıların kalesi yapıldı. Kimliksiz sol tasfiye oldu.

Türkiye’de insan kalitesi ve potansiyeli emperyalistlerin hedefi oldu. Tek tek çalmak zordu. En iyisi yoğun beyin göçü sağlamak!

En eski köklü üniversiteler bölündü, fakültelerin içi boşaltıldı.

TÜBİTAK bilim yarışında marka olmuş kurum kurda kuşa yem edildi. Dalga geçilen seviyeye indirildi.

Sağlam ulus devletin temellerine dinamit kondu. Tüm temeller, Atatürk’ün mirasını yok etme seferberliği haline döndü, siyaset belirlendi.

1914 Türk Sözü dergisinde Türkçülüğün ebedi ismi Ömer Seyfettin şunları yazar:

“Türk Sözü , uyanan, alim ve milliyetine aşık,yüksek Türk gençliği ile, hala uyuyan ve bir ışık bekleyen Türk halkı arasında bir kapıdır. Gençlik o kapıdan girmekle alçalmayacak, bilakis, halkı, yani kendi varlığını, kendi milletini yükseltecek, kendine benzetecektir.”

O yüzden Çin’de fizik yarışmasında birinci olan 17 yaşındaki genç, sporda birçok dalda madalyalar kazanan gençler, piyano ve diğer sanat dallarında dünyada inanılmaz başarılara imza atan 16-17 yaşında gençlerimiz bu mirasın devamıdır.

Türkiye’yi bölmek, parçalamak 100 yıllık projeleri olan emperyalist güçlerin bugün ülkemizde Atatürk’ün milletiyle temellerini attığı ve milletin onayı, sevgisini kazanmış her şey tarumar edilmekte. Oy almak için de olsa “Ata’nın İzinde” manşeti atmak zorunda kalan havuz medya suya yazı yazmaktadır.

Atatürk’ün maddi mirasını sırtlanlar paylaşabilir. Ancak ve ancak manevi mirası yok edilemeyecek. Bu miras her Türk’ün parmak izidir. Gencimiz yaşlımız, çoluğumuz çocuğumuz bu mirasa sahip çıkacak. Emperyalist güçler şimdi maddi mirası çalmakla, yok etmekle meşguller. Manevi mirasla onları Çanakkale’de yendiğimiz gibi, İzmir’den denize döktüğümüz gibi geri püskürteceğiz. Yine umulmadık zamanlar yaşayacaklar. Türk Milletini ve devletini aşağıladığını sanan, küçümseyen ve dalga geçen emperyalistlerin ağzı açık kalacak. Neden mi?

Atatürk bunu 1927’de erken bir tarihte bize söyler. Açık ve net bir şekilde “Türk Gençliğine Hitabe”sinde bize bu geleceğin kaçınılmaz olduğunu anlatır. Çünkü o emperyalistleri ve onların maşalarını iyi tanımaktadır.*

Türk Milleti ayağa kalkarsa emperyalistler denizde yüzer.

Nevval Sevindi

Odatv.com – 20.05.2018 – 15:39

* Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir