17 Ekim 2018
0 YORUM
247 OKUNMA

Berlin “Gülmekten Geberiyor”

 

Eğer siz de “Gülmekten Gebermek” istiyorsanız,
fırsatı kaçırmadınız, 4 Kasım’a kadar vaktiniz var

 

Ali YILDIRIM / Berlin

Almanya’nın başkenti Berlin’de Türklerin yoğun olarak yaşadıkları ve Küçük İstanbul olarak anılan Kreuzberg ilçesindeki çok ilginç bir sergi bir ay önce açılmış olmasına rağmen sanatseverlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Mariannen Meydanı’nda bulunan Kunstraum Kreuzberg/Bethanien sanatevinin  salonlarındaki “Gülmekten Geberiyoruz! – 50 Sene KarikaTürkiye Sergisi” başlıklı sergiyi her gün saat 11:00 – 20:00 arası gezmek mümkün.

Serginin konsepti, fikir babası da olan Tunçay Kulaoğlu’na ait, kuratörlüğünü ise Kulaoğlu’nun yanı sıra Serkan Altuniğne ve Jule Sievert yapıyor.

Tunçay Kulaoğlu

Tunçay Kulaoğlu

Tunçay Kulaoğlu sergi ile ilgili olarak basına şöyle bilgi veriyor: “Gülmekten Geberiyoruz! – 50 Sene KarikaTürkiye Sergisi, 1972’den günümüze karikatür sanatınin siyasal-sosyal önemini öne çıkartmakta. Bu zaman tüneli sayesinde, Türkiye mizah geleneği anlaşılabilir bir hal almaktadır. Bir yandan bu estetik açıdan böyledir; nitekim, bugün Türkiye’deki hemen hemen tüm mizah dergilerinin grafik konsepti, ilk defa 1972’de yayımlanan ve kitlesel karşılığını bulan bir yayının başlangıç sinyalini veren Gırgır dergisine kadar uzanır. Öte yandan, derginin sondan bir önceki sayfasında yer alan efsanevi “Çiçeği Burnunda Karikatürcüler” sayfası, yeni çizer kuşakların yetişmesine hizmet etmiş ve böylece günümüzün en tanınmış karikatüristleri ilk işlerini orada yayınlamışlardır. Bugüne dek Türkiye’nin karikatür sanatına bu nesiller damga vurmaktadır. Güncel karikatür sanatı devamlılık ve tematik gelişmeler göstererek içerik açısında da bir bağlam sahibi olmuştur. Sergi; cinsellik, siyasal direniş, feminist perspektifler ya da Türk-Alman iş göçü gibi konu başlıkları altında mizahın zengin çeşitliliğini ve muazzam yaratıcı potansiyelini göstermektedir.

Böylece sergi, dikkatleri, batı bilincinde pek az bulunan muhalif sanatsal bir alana çekmektedir. Karikatür sanatı kritik bir tür ve kitlesel bir olgu olarak Türkiye’ye yönelik güncel habercilikte neredeyse hiç yer bulmamaktadır.

Abartılı günümüz haberciliğinde, genellikle rejime sadık çizerlerin, mesela Angela Merkel’i Hitler’in devamı gibi gösteren çalışmalarına veya diğer Nazi tasvirlerine rağbet edilir. Buna karşın, direnç gösteren karikatüristlerin yanısıra diğer kültür ve muhalif sanat emekçilerinin karşı karşıya kaldıkları tehlike çoğu zaman habercilik dünyasında görmezden gelinir. Keza aynı şey, bu ülkede de karikatür, resim ve çizgi roman arasındaki tamamen bilinmez radikal estetik yaklaşımlar için de geçerlidir.“

SERGİNİN YANI SIRA GENİŞ VE KAPSAMLI BİR PROGRAM

Sinan Güngör, Hayati Boyacıoğlu, Erdoğan Karayel

Sinan Güngör, Hayati Boyacıoğlu, Erdoğan Karayel

Gülmekten Geberiyoruz! – 50 Sene KarikaTürkiye Sergisi’nde geniş ve kapsamlı bir program da sunuluyor sanatseverlere. Türkiye’den Almanya’ya iş göçü ve mizaha yansıması başlıklı ilginç bir söyleşi izledik geçen gün: Berlinli Karikatürist Hayati Boyacıoğlu, çizgi-animasyon ustası Sinan Güngör ve Stuttgart ve Türkiye’de çalışmalarını sürdüren Don Quichotte e-Mizah Dergisi’nin genel yayın yönetmeni Erdoğan Karayel, Tunçay Kulaoğlu’nun ve izlemeye gelen sanatseverlerin sorularını yanıtladılar uzun uzun.

Sinan Güngör

Sinan Güngör

KİMYA MÜHENDİSİ OLARAK ÇALIŞIRKEN BİR TEKLİF ALDI, HAYATI DEĞİŞTİ

Küçük Kutup Ayısı çizgi filmlerinin çizimlerini yapan sanatçı Sinan Güngör, Türkiye ve Almanya arasındaki mizah anlayışı ile ilgili kısa bir karşılaştırma yaparak başladığı konuşmasında, AK Parti kurucularından ve senelerce TBMM başkanlığı yapmış olan politikacı Bülent Arınç’ın “kadınlar toplum içinde gülmesinler” dediğini ve kadın kuruluşlarının sokaklarda gülerek bu söylemi nasıl protesto ettiklerini hatırlattı. Güngör sözlerini şöyle sürdürdü: “Doğru zamanda doğru yerde olmanın getirdiği bir şans belki de benimki, kimya mühendisliği eğitimimi bitirmiştim, ama o dönem aldığım bir teklif hayatımı değiştirdi. Küçük Kutup Ayısı ile çizgi film işine girdim. Kimya mühendisliği diplomamı rafa kaldırdım, karikatürden farklı benim yaptığım iş, belli bir düzen içersinde çalışıyor ve işimi yapıyor, animasyon filmler hazırlıyorum.”

Hayati Boyacıoğlu

Hayati Boyacıoğlu

“VARSA BİR OLAY, ÇİZMEK KOLAY”

Mizahın sadece insanı güldürmek işi olarak anlaşılmaması gerektiğinin altını çizen Hayati Boyacıoğlu, kara mizah olgusuna günümüzden bir örnek olarak Suudi Arabistan’a sahte evraklar ile giren 150 hacı adayından 20’sinin dönüşte başına gelenleri anlatırken, salonda bulunanlar acı acı gülüyorlardı.

Boyacıoğlu’nun sorulara verdiği cevaplar arasında vurguladığı konular özetle şöyle: “Kara mizah acıdan besleniyor. Ustamız Cafer Zorlu’nun bir sözü var: ‘Varsa bir olay, çizmek kolay’. Alman çizerler ilk kuşakta bizi olduğumuz gibi değil, bizi görmek istedikleri gibi çiziyorlardı. Şimdi pek yapmıyorlar bunu, çünkü onlara cevap verebilecek genç bir kuşak yetişti bu arada. Ama şunu da görmek lazım, karikatürcülük cazip değil artık: Para getirmez, hapse düşersin, herkes küfür eder, çoluk çocuk alay eder, özenilecek bir iş değil yani. Karikatür sanatı ölmüş de ağlayanı yok. Ben Almanya Karükatürcüler Derneği üyesiyim. Biz 40 kişiyiz. Birbirimizi biliriz tabii. Bu kadar. Biz derneğe aidatımızı öderiz. Para verirlerse sergi açarız. Kitap çıkaracaksak, telif vermeleri koşuluyla o kitap çıkar. O kitaplar satılır. Türkiye’de öyle değil. Türkiye’ye biz davet ediliyoruz, telif filan yok. Yediriyorlar, içiriyorlar, teşekkür ediyorlar, yolluyorlar bizi. Biz de seviniyoruz. Burada o sevindirici şey, sıcaklık, sarmaş dolaş olma hali yok ama, adam parasını veriyor. Dolayısı ile karikatür yapılacak bir iş değil.  Ve bizim çocuklarımız, burada büyüyenler, ‘yapacak başka iş mi yok’ diyorlar. Yine de heyecanlı bir şeyler yapılacaksa grafiti çiziyorlar. İnce sanat orada başlıyor. Korkuya rağmen çizmek. Almanlar da zaten ‘mizah herşeye rağmen gülmektir’ der. Gülme boğazında tıkanacak insanın. ‘Aman bize bir şey olamaz’, bir Türk yaklaşımıdır.

Erdoğan Karayel

Erdoğan Karayel

KARİKATÜR 2500 DEĞİŞİK DİLİ KONUŞABİLEN BİR SANAT

Türk mizahını Almanlara, Alman mizahını Türklere tanıtmak için yaptığı çalışmaların ürünleri olan mizah dergileri Gülügülü, Hallo ve Don Quichotte’u ne zor şartlar altında çıkardığının hikayesini anlatan Erdoğan Karayel, karikatürün sadece ulusal sınırlar içersine hapsolacak bir sanat olmadını, evrensel bir sanat olduğunu vurguladı. Dünyada 2500 değişik dilin konuşulduğunun altını çizen Karayel, bu insanlara yazısız karikatürler ile ulaşabildiğini belirtti. ‘Demek ki karikatür 2500 değişik dili konuşabilen bir sanat’ diyen Karayel sözlerini şu konulara değinerek sürdürdü: “Karikatür, gülerken düşündüren sanattır. Karikatür, çizgiyle konuşma sanatıdır. Çarşaf’tan önce benim Gırgır yaşamım da var. Çiçeği Burnunda Karikatürist olarak üç ay bir karikatür çizdirdi rahmetli ustam Oğuz Aral bana, toprağı bol olsun. Üç ay üstüste buruşturup attı karikatürlerimi benim. ‘Olmamış, bir daha çiz’ dedi hep. Üçüncü ay sonunda Çiçeği Burnunda Sayfasında yayımlandı karikatürüm ama ben Gırgır’da kalmadım ve Çarşaf’a geçtim. Orada da büyük ustalar vardı: Semih Balçıoğlu, Bülent Düzgit, Cafer Zorlu. Benim için büyük bir şerefti böyle ustalarla beraber olmak. Bugün Türk karikatürü İran karikatürünün gerisinde kaldı. 20 yıldır karikatürcüye sahip çıkmayan bir Karikatür Derneği var Türkiye’de. Öyle bir çizgi bulacaksınız ki, küfür onun yanında hafif kalacak. Bu ülkedeki düşünce özgürlüğü kendi ülkemde de olsun istiyorum ben. Bugün Almanya’da stand up yapan Türk sanatçıları belden aşağı espriler ile götürüyorlar işlerini. Bu değil. Belden aşağı yaparsın, bir, iki, üç, beş. Bunu devamlı sürdürmenin bir anlamı yok. Çocuklar başarılı belki ama, millet gülüyor ya, işimi yaptım zannediyorlar. Nokta atışı yapacaksın. Güldüreceksin ama düşündüreceksin de. Karikatürcülüğün güzel bir yanını söyleyeyim. Bu iş para kazandırmıyor, ama dünyayı gezdiriyor. Valla, Çin’i gördüm, İran’ı gördüm, Meksika’yı göreceğiz, zaten Türkiye’yi görüyoruz, Kıbrıs’ı gördük. Yani böyle güzel bir yanı da var. Bir de karikatürist arkadaşları birbirleriyle kaynaştırıyor, bütünleştiriyor. Gerçekten çok hoş bir iş yapıyoruz, ben çok memnunum.”

Hayati Boyacıoğlu, Ali Yıldırım,  Erdoğan Karayel

Hayati Boyacıoğlu, Ali Yıldırım, Erdoğan Karayel

Hayati Boyacıoğlu, Ali Yıldırım

Hayati Boyacıoğlu, Ali Yıldırım

Erdoğan Karayel

Erdoğan Karayel

Hayati Boyacıoğlu

Ünlü karikatürist Nuri Kurtcebe'nin eserleri köşesi

Ünlü karikatürist Nuri Kurtcebe’nin eserleri köşesi

Sinan Güngör, Erdoğan Karayel, Hayati Boyacıoğlu, Tunçay Kulaoğlu

Sinan Güngör, Erdoğan Karayel, Hayati Boyacıoğlu, Tunçay Kulaoğlu

Bethanien Kültür Merkezi

Bethanien Kültür Merkezi

Toplumsal Gazetesi

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir