Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB), Cumhuriyet
gazetesine kısa bir süre içinde, peşpeşe gerçekleştirilen bombalı saldırıları
şiddetle kınıyor ve yetkili makamları Cumhuriyet’i, Cumhuriyet çalışanlarını
bu planlı komploya etkin bir biçimde
korumak üzere gerekli önlemleri almaya çağırıyor.
Bu
saldırıların Cumhuriyet’in yayın çizgisiyle sorunları olan
çevrelerden
kaynaklandığı ve dolayısıyla açıkça Türkiye’de
basın özgürlüğüne yönelik olduğu
kesindir. Bu arada Uğur Mumcu’ya yönelik saldırıyla başlayan
ve bu gazetenin,
Türkiye’nin çok değerli yazarlarını, gazetecilerini,
aydınlarını aramızdan alan
saldırıları, bu saldırıların “faili meçhul”
kaldığını bir kez daha içimiz
acıyarak, hatırlıyoruz.
Bombalı saldırıların üçüncüsü ATGB Başkanı Gürsel Köksal’ın, bir mesleki
ziyaret için bizzat Cumhuriyet gazetesinde bulunduğu sırada, gün ortasında
gerçekleşti.
Köksal, ziyareti sırasında başta Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
İbrahim Yıldız, Yayın Kurulu üyeleri Orhan Erinç ve Hikmet Çetinkaya ile Yazı
İşleri Müdürü Güray Öz olmak üzere, gazetenin yöneticilerine dün gece
gerçekleştirilen bombalı saldırılar nedeniyle ATGB adına “geçmiş olsun”
mesajını da iletirken, 3’ncü bombalı saldırıyı bizzat, Cumhuriyet
çalışanlarıyla birlikte yaşadı.
Bu saldırıda can ve mal kaybı olmamasının hiç bir önemi yok. Çok sayıda
gazete çalışanının, sokaktan geçen insanın tanık olduğu bu saldırı,
Türkiye’deki Cumhuriyet düşmanlarının cüretkarlıklarını ve bu ülkede bağımsız
gazeteciliğin ne denli zor olduğunu göstermesi açısından önemli bir örnek.
Ama bundan daha önemlisi, bu saldırıların hemen ardından gazetedeki
çalışmanın kesintisiz devam etmesi, Cumhuriyet çalışanlarının temel görevleri
olan “bilgiyi araştırma, edinme ve yayma”yı gerçekleştirmek için görev başında
olmalarıydı.
Cumhuriyet çalışanlarının “bunlar bizi yıldıramaz” tavrını, Türk basını
için önemli dersler içeren bu görev bilincini bizzat gözlemek çok değerliydi.
Avrupa’da
yaşayan ve çalışan Türk gazetecilerin
örgütlendiği bir meslek
örgütü olarak, Türkiye’de basın
özgürlüğüne, Cumhuriyet gibi “olmazsa
olmaz”
bir büyük gazeteye, birçoğumuz için
“gazetecilik okulu” işlevini üstlenmiş olan
bu kuruma karşı saldırıları nefretle kınıyor, her zaman olduğu gibi
Cumhuriyet’in yanında olacağımızı kamuoyuna duyurmak istiyoruz.
Cumhuriyet çalışanlarına ve Türk basınına geçmiş olsun.
Başkan
Gürsel Köksal
PENCERE
Hedef
Cumhuriyet
Dinci iktidar 4'te 1 seçmen oyuyla Meclis'in 3'te 2'sine el koyduktan sonra medyayı teslim aldı...
Şimdi hedef Cumhuriyet...
Bir medya, laik Cumhuriyet devletinde, Başbakan'ın ve Meclis
Başkanı'nın şeriatçı devlete dönük açıklamalarını eleştirmekten bile
kaçınırsa, meşru rejimin ayvayı yemesine az bir şey kalmış demektir...
Arada Cumhuriyet'i susturmak için bir bomba...
Susmadı mı?..
Bir bomba daha...
Devlet düzeni değil bu!..
Eski adıyla eşkıyalığın, yeni adıyla
terorizmin Türkiye'nin en büyük kentinde Cumhuriyet
gazetesine uygulanması...
Hedef Cumhuriyet
Gazetesi!..
Eh, kim olduğu bilinmeyen (ya da bilinen) iki terörist Cumhuriyet'e ikinci bombayı da attı...
Eksik olmasınlar...
Şaka değil, teröristler ilk bombaların
pimlerini çekmemişlerdi, ikinci bombanın pimi de çekilmiş
ama patlamamış; diyorlar ki:
- Yola gelin, yoksa hepinizi uçururuz...
Şişli!..
Şehrin göbeği!..
Cumhuriyet gazetesine üst üste iki bomba!..
Medyada tıssss...
**
Medya neyle uğraşıyor?..
Cumhuriyet gazetesinin başyazısıyla..
Ne demiş başyazı?..
''Artık takıyyeyi bırakıp Başbakan ve Meclis Başkanı'nın dilleriyle
şeriat devleti kuracağını açık seçik ilan eden iktidara karşı
Cumhurbaşkanı sırası gelince yasal görevini yapsın''
demiş...
Nedir o görev?..
Anayasada yazıyor.
**
Başyazının mim koyduğu gerçeği bir daha yazıyorum:
Başbakan
RTE
ve Meclis Başkanı
BA
takıyyeyi bir yana bırakarak geleceğe dönük programlarını 23 Nisan Bayramı'nda ilan etmişlerdir.
Medya önce bu nokta üstünde
durmalı!.. Bu sayın bayların konuşmalarını bir güzel okumalı;
sonra da hesap sormalı!..
Değil mi?..
Hayır...
Medya Cumhuriyet'ten hesap soruyor, Cumhuriyet'e yükleniyor, Cumhuriyet'e saldırıyor...
Arada Cumhuriyet'e üst üste iki bomba atılıyor..
Ne güzel memleket!..
Ne güzel devlet!..
Ne de güzel medya!..
**
Dinci iktidar 4'te 1 seçmen oyuyla Meclis'in 3'te 2'sine el koyduktan sonra medyayı teslim aldı...
Şimdi hedef Cumhuriyet...
Bir medya, laik Cumhuriyet devletinde, Başbakan'ın ve Meclis
Başkanı'nın şeriatçı devlete dönük açıklamalarını eleştirmekten bile
kaçınırsa, meşru rejimin ayvayı yemesine az bir şey kalmış demektir...
Arada Cumhuriyet'i susturmak için bir bomba...
Susmadı mı?..
Bir bomba daha...
Devlet düzeni değil bu!..
Eski adıyla eşkıyalığın, yeni adıyla
terorizmin Türkiye'nin en büyük kentinde Cumhuriyet
gazetesine uygulanması...
**
Tam yazının bu satırında güpegündüz Cumhuriyet'e üçüncü bir bomba daha atıldı...
Ne diyeyim?..
İnşallah bu üçüncü bombadan sonra medyamız da devletimiz de hükümetimiz de uyanır...
PENCERE
İLHAN SELÇUK (c) Cumhuriyet 12.05.2006
POLİTİKA GÜNLÜĞÜ
Yılmayacağız
Ne
yapıyordu Cumhuriyet? Gerçekleri yansıtıyor, dinci örgütlenmeyi
belgeleriyle ortaya koyuyor, anti-emperyalist bir çizgi izliyordu...
Cumhuriyet gazetesini hiçbir güç, hiçbir zorba grup yolundan
alıkoyamaz... HİKMET ÇETİNKAYA'nın yazısı
5 Mayıs gece yarısı telefonum çaldı. Genel Yayın Müdürümüz
İbrahim Yıldız
, heyecanlı bir sesle şöyle dedi:
''Gazetenin bahçesine bomba attılar...''
İstanbul dışındaydım!..
Önceki gece İstanbul'a döndüm. Yine gece yarısı telefonum çaldı... İbrahim Yıldız,
''Yine bomba attılar, patlamadı''
diye konuştu...
Sabah gazeteye geldim...
Polis, güvenlik şeridi oluşturmuştu...
Saat
15.30
'da Şişli Emniyet Müdürü
Şeref Aytekin
,
Cumhuriyet
'e geldi...
Oturup
''güvenlik önlemleri''
ni konuştuk...
Şişli Emniyet Müdürü'nün
ayrılmasından kısa bir süre sonra büyük bir patlama
sesiyle irkildik. Gazetede bir koşuşturma başladı.
Üç kişiden birisi
''Allahu Ekber''
diyerek bombayı bahçeye atıp kaçmıştı. Pencereden baktım, sokak ana-baba günüydü...
Neler oluyordu, amaçları neydi?
Cumhuriyet gazetesi
Mustafa Kemal Atatürk
'ün adını verdiği bir gazeteydi.
83 yıldır
laik Cumhuriyet, demokrasi ve özgürlük yolunda yürüyen gazeteyi
birileri susturmak
istiyordu.
Ne yapıyordu Cumhuriyet?
Gerçekleri yansıtıyor, dinci
örgütlenmeyi belgeleriyle ortaya koyuyor, anti-emperyalist
bir çizgi izliyordu...
****
Şu anda Cumhuriyet merkez binası okurlarla dolup taşıyor, telefonlar durmadan çalıyor...
Yazımı bu koşullar altında yazıyorum...
Oysa okurlara
Ege
ve
Akdeniz
izlenimleri aktarmaya söz vermiştim. İzlenimlere bu nedenle ara verdim. Okurlarımdan özür diliyorum.
Cumhuriyet gazetesini hiçbir güç, hiçbir zorba grup yolundan alıkoyamaz...
Yunus Nadi, Nadir Nadi
ve
Berin Nadi
...
Cumhuriyet bugün
İlhan Selçuk
'un kaptanlığında aydınlanma devriminin çizdiği yolda yürümeyi sürdürüyor.
Cumhuriyet
Uğur Mumcu
ve
Ahmet Taner Kışlalı
'yı
bombalı saldırı sonucu
kaybetti...
Cumhuriyet
altı gün içinde üç kez
bombalandı. Bu salt Cumhuriyet'e değil, basın özgürlüğüne bir saldırıydı.
Ne yazık ki medya Cumhuriyet'e yapılan bombalı iki eyleme hiç ilgi duymadı, kimse
''Bu bomba kime atılıyor''
yorumunu yapmadı.
Gün gün Cumhuriyet'in Vakıf adına
İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk'a karşı medyada bir
saldırı başlatıldı.
Neden, niçin?
İlk bomba atıldığı gün
AKP
iktidarından ne Başbakan aradı ne de bir bakan...
****
Olayın bir başka boyutu daha var...
10 Mayıs gece yarısı pimi çekilmiş el
bombası ikinci kez gazetenin bahçesine atıldıktan sonra Emniyet
Müdürlüğü önlem almıştı.
Dün saat
16.30
'da atılan üçüncü bombalamada motosikletli
''Yunuslar''
vardı gazetenin çevresinde. Ayrıca sivil ve resmi polisler.
Teröristler nasıl oluyor da
güvenlik güçlerinin gözü önünde
böyle bir eyleme girişebiliyorlar?
Bombayı atan üç kişi...
Birinde silah var, ötekinde cep telefonu...
Güpegündüz ve üstelik
İstanbul'un en kalabalık yerinde,
Şişli'de Cumhuriyet'in merkez binası üçüncü kez bombalanıyor...
Nasıl bir cesarettir bu?
Medyamızın bunu sorgulaması gerekiyor...
Saldırganların kimlerden güç aldıklarını bilmiyorum. Ama bildiğim bu çetelerin
laik, demokratik Cumhuriyete, yani devlete
kafa tutmalarıdır...
Yılmayacağız!..
Yolumuz aydınlanmadır, demokrasidir, barıştır, özgürlüktür, kardeşliktir...
Üç aracımız tahrip oldu, camlarımız kırıldı...
Okurlarımız gazetemize koştu...
Zaten onlarla ayaktayız...
Bu böyle biline...
hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr
Faks numaramız:
0212/ 343 72 69
Gazetemiz 1 haftada 3. kez saldırıya uğradı. 3 saldırgan tekbir getirerek el bombası attı
Yıldıramazlar
Gazetemize 5 ve 10 Mayıs tarihlerinde yapılan saldırıların
ardından dün de saat 16.21'de 3. kez parça tesirli el bombalı saldırı
düzenlendi. ''Allahu Ekber'' diye bağırarak bombayı fırlatan
saldırganlar, kaçarak kayıplara karıştı. İçişleri Bakanı Aksu işin
takipçisi olacaklarını belirterek "Özel ekip oluşturduk" dedi.
İstanbul Haber Servisi -
Gazetemizin Şişli'deki merkez binası dün gündüz saatlerinde üçüncü kez bombalandı.
''Allahu ekber'' diye bağırarak el bombasını gazetemizin
bahçesine atan saldırganlar yaya olarak kaçtı. Saldırıda gazetemizin 1.
ve 2. katının camları ve hizmet araçları hasar gördü. Cumhuriyet'e 5 ve
10 Mayıs tarihlerinde yapılan saldırıların ardından dün de saat 16.30
sıralarında üçüncü kez bomba atıldı. Saldırı, önceki gece saat 23.50'de
yapılan ikinci bombalı saldırı dolayısıyla gazetemizi ziyaret eden
Şişli İlçe Emniyet Müdürü Şeref Aytekin
'in ayrılmasından 3 dakika sonra gerçekleştirildi.
Gazetemizin bulunduğu Prof. Dr. Nurettin Mazhar Öktel Sokak'a gelen 3 saldır
gandan biri,
''Allahü ekber'' diye bağırarak elindeki el bombasını binaya
doğru fırlattı. Saldırgan koşarak kaçarken bomba büyük bir gürültüyle
patladı. Bombayı atan saldırganın dışında yardım eden 2 kişi de
güvenlik kameralarınca görüntülenirken kaçan saldırganlar gazetemizin
güvenlik görevlileri ve daha önceki saldırıdan dolayı nöbet bekleyen
polis ekipleri tarafından bir süre takip edildi. Yayalar tarafından
yoğun olarak kullanılan sokağın kalabalık olması nedeniyle saldırganlar
okuldan çıkan öğrencilerin arasına girerek izlerini kaybettirdi.
Saldırıdan hemen sonra gazetemize gelen polis ekipleri, bölgeyi
güvenlik şeridiyle kapatırken bomba imha uzmanları, delilleri tek tek
topladı.
Cerrah'tan inceleme
Saldırının hemen ardından gazetemizi ziyaret eden İstanbul Emniyet Müdürü
Celalettin Cerrah, incelemelerde bulunarak çalışmaları
denetledi. Gazetemiz yöneticilerine geçmiş olsun dileklerini ileten
Cerrah, çıkışta yaptığı açıklamada, saldırganların 3 kişi olduğunun
belirlendiğini söyledi. Kamera görüntülerinin hem istihbarat hem de
terörle mücadele şubesi tarafından detaylı incelemeye alındığını
belirten Cerrah, saldırganların bombayı öğrencilerin arasına saklanarak
attığını açıkladı. Bombanın el bombası olduğunu belirten Cerrah, daha
önceki saldırılar nedeniyle gazete önünde görevlendirdikleri bir ekibin
bulunduğunu kaydetti. Cerrah, ''Arkadaşlarımızın yanı sıra özel güvenlik elemanları da vardı.
Hem özel güvenlik elemanları hem de arkadaşlarımız saldırganları takip
etti. Peşlerine ateş açtılar. Görgü tanıklarının ifadelerine göre
sivillerden de ateş açıldı. Ama ateş açanlar bizim buradaki arkadaşlara
önceden verdiğimiz koruma polisler de olabilir. İnceliyoruz, önümüzdeki
günlerde açıklama yapacağız''
diye konuştu. Gazetecilerin
''gazete önünde bekleyen polis ekibinin ihmali olup olmadığı''
sorusu üzerine de Cerrah,
''İhmal söz konusu değil. Zaten sokakta öğrenciler vardı''
dedi.
Özel ekip oluşturuldu
Saldırılarla ilgili olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele
Şube Müdürlüğü'nde özel ekip oluşturuldu. Çalışmalarına hemen başlayan
ekip, tüm kayıtları yeniden incelemeye aldı. Saldırının işlenişi
açısından ''gariplikler'' taşıdığını belirten emniyet yetkilileri, bu
nedenle örgütsel bağlantısını henüz tespit edemediklerini söyledi.
Yetkililer, ilk saldırı görüntülerinin net ve anlaşılır olduğunu ifade
etti.
'Takipçisi olacağım'
İçişleri Bakanı
Abdülkadir Aksu
, gazetemize yönelik saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada, saldırının takipçisi olduklarını belirterek
''Soruşturmayı titizlikle yürütüyoruz. İstanbul Emniyeti işin
üstünde. Özel ekip oluşturuldu. Ben de saldırının bizzat takipçisi
olacağım. Saldırıyı kınıyorum''
diye konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi'ne ses bombası
Cumhuriyet Gazetesi'ne iki ses bombası atıldı. Ölü veya yaralı yok.
Gazeteden alınan ilk bilgilere göre, kimliği belirsiz 2
kişi, gazetenin bahçesine ses bombası attı. Daha sonra kaçmaya başlayan
bu kişiler, olay yerine yakın bulunan polis ekiplerince takip edilmek
istendi. Ancak bu kişilerin kaçmayı başardığı öğrenildi.
Bu
arada, gazetenin özel güvenlik görevlilerinin saldırının ardından kaçan
kişilerin durmasını sağlamak amacıyla havaya ateş ettikleri bildirildi.
Öte yandan, Cumhuriyet Gazetesi'nin bahçesine dün ve 5 Mayıs Cuma günü
de el bombası atılmıştı.
"AMAÇ BASINI SUSTURMAK"
Cumhuriyet Gazetesi
Yayın Kurulu üyesi ve yazarı Hikmet Çetinkaya, gazeteye yönelik bombalı
saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet'in kendi kişiliğini
bir yana bırakın. Bu medyaya yönelik bir saldırıdır. Basını susturmak
amaçlıdır” dedi.
Olay yerinde basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Çetinkaya,
gazetenin önündeki caddeden geçen biri silahlı 3 kişiden birinin içeri
bomba attığını ve otoparka düşen bombanın patladığını belirterek,
olayda ölen ve yaralanan bulunmadığını, ancak otoparktaki 3 araçta
hasar meydana geldiğini bildirdi.
Çetinkaya, “saldırının amacının ne olabileceği” yönündeki bir soru
üzerine de, bir hafta içinde gazeteye yönelik 3 bombalı saldırı
olduğunu hatırlatarak, “Cumhuriyet'in kendi kişiliğini bir yana
bırakın. Bu medyaya yönelik bir saldırıdır. Basını susturmak amaçlıdır”
dedi.
Daha önceki saldırılara ilişkin gazete önündeki kamera
görüntülerinde 2 kişinin görüldüğünü belirten Çetinkaya, bugünkü
saldırıya ilişkin henüz kamera kayıtlarının izlenmediğini ifade etti.
"ATILAN MADDE DE EL BOMBASI”
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, güvenlik kamerasındaki
görüntülere göre Cumhuriyet Gazetesi'ne saldırıyı düzenleyenlerin 3
kişi olduğunu söyledi.
Cumhuriyet Gazetesi'ne gelerek incelemelerde bulunan Cerrah, buradan
ayrılırken yaptığı açıklamada, “Gazeteci arkadaşlarımıza, özellikle
Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarına geçmiş olsun” dedi.
Cerrah, gazeteye daha önceki 2 saldırıda atılan bombaların
patlamadığını, bugün atılan bir el bombasının ise patladığını kaydetti.
Olayda yaralanan olmadığını, patlayıcının araçların arasına düştüğü
için maddi hasar meydana geldiğini kaydeden Cerrah, şöyle konuştu:
“Bizim görevlendirdiğimiz arkadaşlarımız, gazetenin özel güvenlik
çalışanlarının da bulunduğu, yoğun yaya sirkülasyonunun olduğu bir
sırada öğrenciler arasındaki bir kişi tarafından bir madde atılmış.
Güvenlik kamerasındaki görüntülere göre saldırganlar 3 kişi. Atılan
madde de el bombası. Bizim görevlilerimiz ve gazetenin özel güvenlik
görevlileri saldırganların peşine düşmüş, hatta ateş etmiş. Ancak az
ilerisi dolmuş durağı ve yoğun yaya sirkülasyonunun olduğu bir cadde
olduğu için yakalama sağlanamamış.”
Cerrah, basın mensuplarının soruları üzerine, Cumhuriyet
Gazetesi'nde koruma verilen kişiler olduğunu, ayrıca gazete binasında
sürekli emniyet mensubu bulunduğunu hatırlatarak, güvenlik önlemlerinin
daha da arttırılacağını ifade etti.
Cerrah, saldırıyı düzenleyen kişilerin örgüt bağlantısı olup
olmadığının araştırıldığını, kaçan saldırganların slogan atıp
atmadığının da incelendiğini kaydetti.
Hürriyet - 11.05.2006
Cumhuriyet’e 6 günde 3 bomba
Ardıç AYTALAR-Mustafa ÖZDABAK, Asım GÜNEŞ-Serkan AKKOÇ/İSTANBUL
Son
altı gün içinde iki kez bombalı saldırı girişimi yaşanan Cumhuriyet
Gazetesi’ne, dün de geniş güvenlik önlemleri alan polise rağmen el
bombası atıldı. Biri silahlı olan, biri cep telefonu ile konuşan iki
kişi ile gelen üçüncü saldırgan, el bombasını atarken; "Allahü ekber"
diye bağırdı. Saldırganlar, Cumhuriyet’i güvenlik çemberine aldığı
belirtilen polislere rağmen yaya olarak kaçtı.
MÜDÜRDEN 3 DAKİKA SONRA
Şişli’deki Prof.
Nurettin Mazhar Öktel Sokak’daki Cumhuriyet binasına 5 Mayıs ve 10
Mayıs geceleri beze sarılmış, pimi çekilmemiş MKE yapımı el bombaları
atıldı. Bu iki saldırı girişiminde de bombalar şans eseri patlamadı.
Üst üste yaşanan olaylar üzerine polis ekipleri gazeteyi güvenlik
çemberine aldı. Cumhuriyet Yazarı Hikmet Çetinkaya’nın 10 polisin
beklediğini belirttiği binaya, son saldırı dün saat 16.30 sıralarında
gerçekleşti. Üstelik, dün geceki saldırı için ’geçmiş olsun’
ziyaretinde bulunan Şişli İlçe Emniyet Müdürü Şeref Aytekin’in
gazeteden ayrılmasından 3 dakika sonra... Biri tabancalı olan biri cep
telefonu ile konuşan saldırganlardan üçüncüsü, "Allahü ekber" diye
bağırarak el bombasını bahçeye doğru fırlattı. Bomba, binanın çift
camlı penceresine çarpıp, bir katını kırdıktan sonra yere düşerek
patladı. Patlamada şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı. Park
halindeki üç otomobil ile muhasebe servisi ve güvenlik kulübesinin
camları kırıldı.
Nefretle kınandı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer:
"Nefretle kınıyorum. Özgür basına karşı girişilen bu tür çirkin
eylemler, demokrasiyi, onun kurumlarını ve çağdaş yaşamı benimseyen
ulusumuz tarafından üzüntüyle karşılanmaktadır."
TBMM Başkanı Bülent Arınç: "Büyük
üzüntü duydum. Basın ve ifade
özgürlüğüne yönelik bu saldırıları nefretle
kınıyorum."
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC): "Cumhuriyet
Gazetesi’ne 6 gün içerisinde 3, 24 saat içinde de 2 bombalı saldırıda
bulunulması ve faillerinin yakalanamaması can güvenliği açısından
tehlikeli bir boyut oluşturmuştur. Saldırıların ülkemizin demokratik
geleceği ve ifade özgürlüğü açılarından vahim bir durum yarattığı
ortadadır."
Basın Konseyi: "Kaba ve ilkel bir saldırı. İletişim
özgürlüğüne yönelik saldırı çok
üzüntü verdi."
Cerrah: Orası çok kalabalık
İSTANBUL
Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah da, basın mensuplarına "Geçmiş olsun"
dedi. Önceki iki bombanın patlamadığını hatırlatan Cerrah şunları
söyledi: "Olay yerinde yoğun yaya sirkülasyonu var. Saldırganlar da
öğrencilerin arasına girmişler. Öğrencilerin arasında bir şahıs binaya
patlayıcı madde atıyor. Kamera görüntülerinden incelediğimiz kişiler
üzerinde çalışıyoruz." Cerrah, "Eşkali belirlenen üç saldırganın dolmuş
duraklarına doğru kaçarken, görevlilerimiz ateş de etmişler. Neyse ki
bir olaya sebep olunmadı" diye konuştu.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/4401011.asp?m=1&gid=69
|